Güncel Hukuki Makale

Eşin Rızası, Aile Konutu ve Ekonomik Şiddet: Tasarruf Yetkisinin Sınırları

16 April 2026
Eşin Rızası, Aile Konutu ve Ekonomik Şiddet: Tasarruf Yetkisinin Sınırları

Evlilik birliği içinde eşlerin malvarlığı üzerindeki tasarruf özgürlüğü, ailenin ekonomik güvenliğini korumak amacıyla bazı sınırlamalara tabidir. Bir eşin, diğerinin haberi ve rızası olmadan önemli malvarlığı değerlerini elden çıkarması, hem mal rejimi hem de ekonomik şiddet boyutuyla değerlendirilebilir. Bu makale, eşin rızası ve tasarruf yetkisinin sınırlarını ele almaktadır.

Aile konutu ve eşin rızası

Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi, eşlerden birinin, diğerinin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemeyeceğini, aile konutunu devredemeyeceğini veya üzerindeki hakları sınırlayamayacağını düzenler. Bu hüküm, ailenin barınma güvenliğini koruyan önemli bir sınırlamadır ve aile konutu şerhi ile tapuda güvence altına alınabilir.

Ekonomik varlığın korunması ve ekonomik şiddet

Aile konutu dışındaki malvarlığı değerleri bakımından da, ailenin ekonomik geleceğinin tehlikeye düşmesi hâlinde hâkimin müdahalesi mümkündür. Bir eşin, diğerinin rızası olmaksızın ortak ekonomik geleceği etkileyecek biçimde malvarlığı değerlerini, örneğin aracı, elden çıkarması; aile bütçesini ve güvenliğini sarsıyorsa, bu davranış 6284 sayılı Kanun anlamında ekonomik şiddet olarak da değerlendirilebilir. Ekonomik şiddet, kişinin ekonomik kaynaklardan ve malvarlığından yoksun bırakılmasını da kapsayan geniş bir kavramdır.

Korunma yolları

Mağdur eş, ailenin ekonomik varlığının korunması için hukuki yollara başvurabilir; mal rejiminin tasfiyesinde, rızası olmadan yapılan ve mal kaçırma amacı taşıyan tasarruflar dikkate alınabilir. Ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararları talep edilebilir.

Sonuç olarak evlilikte tasarruf özgürlüğü, ailenin ekonomik güvenliği karşısında sınırlanabilir. Eşin rızası olmadan yapılan ve aileyi ekonomik açıdan zora sokan tasarruflar, hem mal rejimi hem de şiddetle mücadele mevzuatı bakımından sonuç doğurabilir.

← Hukuk Gündemi’ne dön