Ne yaşandı?
Bir kişinin uğradığı zarara birden fazla kişi birlikte yol açıyor (örneğin zincirleme kaza, ortak bir kusur). Zarar gören, tazminatı bunların hepsinden mi yoksa birinden mi isteyebileceğini ve nasıl bir yol izleyeceğini merak ediyor.
Hukuki durum
Türk Borçlar Kanunu m. 61’e göre, birden çok kişi birlikte bir zarara yol açtıklarında ya da aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumlu olduklarında, bu kişiler zarar görene karşı müteselsilen (zincirleme) sorumludur. Bu, zarar görene büyük bir kolaylık sağlar: tazminatın tamamını sorumlulardan herhangi birinden isteyebilir; o kişinin “benim payım azdı” demesi, zarar görene karşı kural olarak ileri sürülemez.
Tazminatı ödeyen sorumlu ise m. 62 uyarınca, diğer sorumlulara kendi kusur ve sorumluluk paylarına göre rücu edebilir (iç ilişkide paylaşım). Yani paylaşım, sorumlular arasında ayrıca yapılır.
Müteselsil sorumlulukta, sorumlulardan birine karşı yapılan bir işlem (örneğin zamanaşımının kesilmesi) her zaman diğerlerini etkilemez. Bu nedenle dava açılırken her bir sorumlunun hukuki durumu ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Ne yapmalısınız?
Zarara katkıda bulunan tüm kişileri ve kusur durumlarını belirleyin; tazminatı ödeme gücü yüksek olandan istemek pratik olabilir. Müteselsil sorumluluk ve rücu ilişkisi teknik olduğundan, bir avukata danışmanız yararlı olur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.