Ölüme bağlı tasarruflar yalnızca tek taraflı vasiyetten ibaret değildir. Miras bırakan, bir başkasıyla yapacağı sözleşmeyle de mirasının akıbetini belirleyebilir; bu yol, vasiyete göre çok daha bağlayıcıdır.
Kanun ne diyor?
Türk Medeni Kanunu m. 527, miras bırakanın bir sözleşmeyle mirasının tamamını ya da bir kısmını sözleşme yaptığı kişiye bırakabileceğini (mirasçı atama sözleşmesi) ya da ona belirli bir mal bırakabileceğini (belirli mal bırakma sözleşmesi) düzenler. Bu “olumlu” miras sözleşmesidir. Mirastan feragat sözleşmesi ise bunun “olumsuz” türüdür ve mirasçının ileride doğacak hakkından vazgeçmesini içerir.
Uygulamada durum
Miras sözleşmesinin en belirgin özelliği bağlayıcılığıdır: vasiyetten farklı olarak, miras bırakan kural olarak karşı tarafın rızası olmadan tek taraflı olarak sözleşmeden dönemez. Geçerlilik için sözleşmenin resmî vasiyetname şeklinde, yani yetkili memur (sulh hâkimi/noter) ve iki tanık önünde yapılması gerekir; şekle aykırılık geçerliliği etkiler.
Miras bırakan, miras sözleşmesiyle bağlı olmasına rağmen, sağlığında malvarlığı üzerinde kural olarak tasarrufta bulunabilir; ancak sözleşmeyle bağdaşmayan ve karşı tarafı zarara uğratan kazandırmalara karşı sözleşmenin tarafı dava açabilir. Bu denge, sözleşmenin amacını korumaya yöneliktir.
Miras sözleşmesi karşılıklı (ivazlı) ya da karşılıksız olabilir. Karşılıklı sözleşmelerde, taraflardan birinin edimini yerine getirmemesi hâlinde diğer tarafa dönme imkânı tanınabilir; ayrıca sözleşme, tarafların karşılıklı anlaşmasıyla her zaman sona erdirilebilir.
Pratik sonuç
Bir miras sözleşmesinin geçerliliği ve bağlayıcılığı, hem şekil hem de içerik yönünden dikkatle değerlendirilmelidir. Hak kaybını önlemek için, sözleşmenin hazırlanması ya da yorumlanması aşamasında bir avukattan destek almanız yararlı olur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.