Ne yaşandı?
Taraflar arasında yazılı bir kira sözleşmesi yok; kira ilişkisi sözlü olarak kurulmuş ve ödemeler bir süredir yapılıyor. Bir uyuşmazlık çıktığında, sözlü sözleşmenin geçerli sayılıp sayılmayacağı ve nasıl ispatlanacağı sorusu gündeme geliyor.
Hukuki durum
Kira sözleşmesi, kural olarak herhangi bir şekil şartına tabi değildir; bu nedenle sözlü olarak kurulan kira sözleşmesi de geçerlidir. Tarafların kiralanan, kira bedeli ve kullanımın bırakılması konusunda anlaşması yeterlidir. Ancak geçerlilik ile ispat farklı şeylerdir: uyuşmazlık hâlinde sözleşmenin varlığı ve içeriği (özellikle kira bedeli ve süre) ispatlanmalıdır.
İspat bakımından banka ödeme kayıtları, mesajlaşmalar, tanık beyanları ve tarafların davranışları önem taşır; belirli tutarların üzerindeki hukuki işlemlerde senetle ispat kuralları da gündeme gelebilir. Buna karşılık tahliye taahhüdü gibi bazı işlemler yazılı şekle tabidir ve sözlü olarak geçerli biçimde yapılamaz.
Yazılı bir sözleşme bulunsa bile, fiilen uygulanan kira bedeli sözleşmedekinden farklıysa, gerçek bedelin ne olduğu banka kayıtları ve diğer delillerle ortaya konur. Uygulamada düzenli biçimde ödenen bedel, çoğu zaman gerçek kira bedeli olarak esas alınır.
Ne yapmalısınız?
Mümkünse kira ilişkisini yazılı bir sözleşmeye bağlayın; en azından ödemeleri banka üzerinden yaparak kayıt oluşturun. Sözlü sözleşmenin ispatı konusunda bir avukata danışmanız yararlı olur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.