Belirli süreli iş sözleşmeleri, taraflara süre sonunda kendiliğinden sona erme kolaylığı sağlar. Ancak bu sözleşme türünün kötüye kullanımını önlemek için kanun “objektif neden” şartı arar.

Kanun ne diyor?

İş Kanunu m.11’e göre belirli süreli iş sözleşmesi; işin belirli süreli olması, belirli bir işin tamamlanması ya da belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak yazılı yapılır. Esaslı bir neden olmadıkça, belirli süreli sözleşmeler birbirini izleyecek (zincirleme) biçimde kurulamaz.

Yargıtay bu kuralı nasıl uyguluyor?

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında, objektif neden bulunmadan yapılan ya da esaslı neden olmaksızın zincirleme yenilenen sözleşmeler baştan itibaren belirsiz süreli sayılır; bu durumda işçi, koşulları varsa iş güvencesi (işe iade) hükümlerinden yararlanabilir. Belirli süreli sözleşme süresinden önce haksız feshedilirse, işçi kural olarak kalan süreye ait ücreti talep edebilir.

Pratikte ne anlama geliyor?

  • Belirli süreli sözleşme, gerçek bir objektif nedene dayanmalı ve yazılı olmalıdır.
  • Objektif neden yoksa sözleşme belirsiz süreli sayılır; iş güvencesi gündeme gelir.
  • Süreden önce haksız fesihte kalan süre ücreti istenebilir.

“Belirli süreli” etiketi tek başına yeterli değildir; gerçek bir objektif neden gerekir. Aksi hâlde sözleşme belirsiz süreli sayılarak işçi daha güçlü korunur.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Açıklanan kanun hükümleri ve Yargıtay’ın yerleşik uygulaması zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.