Sosyal güvenlik hakları, fiilen çalışılmış olsa bile sigorta bildirimi yapılmadıkça kâğıt üzerinde yok sayılabilir. Hizmet tespiti davası, bu boşluğu gidermek için öngörülmüş özel bir yoldur.

Kanun ne diyor?

5510 sayılı Kanun çerçevesinde, sigortalı çalıştığı hâlde bildirimi yapılmamış veya eksik yapılmış kişi, çalışmasının ve süresinin tespiti için dava açabilir. Dava işverene karşı açılır; Sosyal Güvenlik Kurumu da davaya dâhil edilir. Bu davalarda kamu düzeni ağır bastığından, mahkeme delilleri kendiliğinden (re’sen) araştırır.

Yargıtay bu kuralı nasıl uyguluyor?

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında, hizmet tespiti davaları titiz bir incelemeye tabidir; işyeri kayıtları, SGK belgeleri, tanık (özellikle komşu işyeri çalışanları ve bordro tanıkları) ve banka kayıtları gibi deliller birlikte değerlendirilir. Bu davalarda özel hak düşürücü süreler bulunabileceğinden gecikilmemelidir.

Pratikte ne anlama geliyor?

  • Sigortasız veya eksik bildirilen çalışma, hizmet tespiti davasıyla kayda geçirilebilir.
  • Dava işverene karşı açılır; SGK da yer alır ve mahkeme delilleri re’sen araştırır.
  • Tespit edilen süre, emeklilik ve sosyal güvenlik haklarına yansır.

Sigortasız geçen çalışma kaybolmuş sayılmaz; hizmet tespiti davasıyla resmîleştirilebilir. Delillerin gücü ve sürelere uyum bu davada kritiktir.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Açıklanan kanun hükümleri ve Yargıtay’ın yerleşik uygulaması zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.