Eşler, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma yerine başka bir rejim (örneğin mal ayrılığı) seçmek isteyebilir. Özellikle işletme sahibi ya da önemli servet sahibi eşler, evlilik öncesi ya da sırasında böyle bir düzenleme yapmayı düşünür. Ancak bu sözleşmenin geçerli olabilmesi için belirli bir şekle uyulması zorunludur.

Kanun ne diyor?

Türk Medeni Kanunu m. 205 uyarınca, mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Bu, geçerlilik şartıdır; yani bu şekle uyulmadan yapılan anlaşma hukuken hükümsüzdür. Sözleşme evlenmeden önce de, evlilik süresince de yapılabilir; önemli olan resmî şekle uyulmasıdır. Taraflar yasal rejim dışında başka bir rejimi ancak kanunda öngörülen sınırlar içinde seçebilir.

Uygulamada durum

Sık yapılan bir hata, eşlerin kendi aralarında imzaladıkları ya da bir avukata yazdırdıkları “mal ayrılığı sözleşmesi”nin geçerli olduğunu sanmalarıdır. Oysa noterde düzenlenmemiş ya da onaylanmamış böyle bir metin hukuken sonuç doğurmaz. Böyle bir durumda taraflar mal ayrılığını seçtiklerini düşünse de, kendiliğinden yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma uygulanır ve mallar buna göre tasfiye edilir.

Bu durum, özellikle servetini korumak isteyen eş bakımından ciddi bir sürprize yol açabilir: geçerli sandığı sözleşme yok hükmünde sayıldığında, malları paylaşıma açık hâle gelir. Bu nedenle şekil şartı, sadece bir formalite değil; sözleşmenin varlığının ön koşuludur.

Pratik sonuç

Mal rejimi konusunda bir düzenleme yapmak istiyorsanız, bunu mutlaka noter aracılığıyla yapmanız gerekir; aksi hâlde anlaşmanız geçersiz olur ve yasal rejim uygulanır. Özellikle işletme ya da önemli servet sahibi eşler için bu, evlilik öncesinde düşünülmesi gereken bir planlama konusudur. Sözleşmenin hem şekil hem de içerik bakımından geçerli olması için bir avukata danışmak yerinde olur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.