Velayet davalarında mahkemenin pusulası tektir: çocuğun üstün yararı. Ebeveynlerin istekleri, maddi güçleri ya da “haklılık” iddiaları, çocuğun yararının önüne geçemez. Bu ilke hem iç hukukta hem de Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde güvence altındadır.
Çocuğun üstün yararı ilkesi
Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocukları ilgilendiren tüm işlemlerde çocuğun yararının temel alınmasını öngörür. İç hukukta da TMK ve Çocuk Koruma Kanunu aynı ilkeyi benimser. Bu nedenle hâkim; çocuğun yaşını, alıştığı düzeni, eğitimini, anne ve babayla bağını ve sağlıklı gelişim ortamını bir bütün olarak değerlendirir.
İdrak çağındaki çocuk dinlenmelidir
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12. maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi uyarınca, kendisini ilgilendiren konularda görüşünü oluşturabilecek olgunluktaki (idrak çağındaki) çocuğa danışılması ve görüşüne gereken önemin verilmesi gerekir. Yargıtay da bu doğrultuda, çocuk dinlenmeden verilen velayet kararlarını bozma eğilimindedir.
Örneğin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.6.2017 tarihli, E. 2017/2-1887, K. 2017/1196 sayılı kararında, velayet düzenlemesinin kamu düzenine ilişkin olduğu ve incelemede çocuğun üstün yararının esas alınacağı vurgulanmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 20.6.2018 tarihli, E. 2016/20430, K. 2018/7770 sayılı kararında ise, idrak çağındaki çocukların velayet gibi kendilerini yakından ilgilendiren konularda dinlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Çocuğun tercihi bağlayıcı mı?
Çocuğun dinlenmesi, kararın otomatik olarak onun istediği tarafa verilmesi anlamına gelmez. Nihai ölçüt her zaman çocuğun üstün yararıdır; çocuğun görüşü açıkça yararına aykırıysa, mahkeme bu görüşün aksine de karar verebilir. Çocuğun görüşü; sosyal inceleme raporu, uzman değerlendirmesi ve diğer delillerle birlikte bütüncül olarak ele alınır.
Pratikte ne anlama geliyor?
- Velayette “kazanmak” değil, çocuğun yararını göstermek esastır.
- İdrak çağındaki çocuğun dinlenmesini talep edin; dinlenmeden verilen karar bozma sebebi olabilir.
- Sosyal inceleme ve uzman raporu sürecine sağlıklı katılım, sonucu doğrudan etkiler.
Velayet, çocuğun geleceğine ilişkin bir karardır; bu nedenle yargı, ebeveynin değil çocuğun sesine kulak verir.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Metinde anılan yüksek mahkeme kararları gerçek olup künyeleri (esas/karar numarası ve tarih) UYAP, Lexpera ve resmî karar kaynakları üzerinden doğrulanabilir. İçtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.