Boşanmadan sonra çocuğun, velayeti kendisinde olmayan ebeveynle de bağ kurması hem bir hak hem de çocuğun yararınadır. Peki velayet sahibi bu görüşmeyi sürekli engellerse ne olur? Bu davranışın hukuki sonuçları vardır.
Kanun ne diyor?
Kişisel ilişki, Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesi uyarınca boşanma kararında düzenlenir; 323. ve devamı maddeleri ise çocuk ile kişisel ilişki kurma hakkını güvence altına alır. TMK 324’e göre, kişisel ilişkinin kurulmasını engelleyen ya da bu ilişkiyi zedeleyen davranışlardan kaçınılması esastır; hâkim, gerektiğinde kişisel ilişkinin kapsamını yeniden düzenleyebilir.
Uygulamada durum nedir?
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında, kişisel ilişki kararına uyulmaması hem icra yoluyla takip edilir hem de ciddi bir gösterge olarak değerlendirilir. Velayet sahibinin, çocuğu diğer ebeveyne karşı yabancılaştıracak derecede ve sürekli biçimde görüşmeyi engellemesi, çocuğun üstün yararına aykırı bulunarak velayetin değiştirilmesi sebebi sayılabilir. Çünkü mahkemenin önceliği, çocuğun iki ebeveyniyle de sağlıklı bağ kurabilmesidir.
Pratikte ne anlama geliyor?
- Kişisel ilişki kararına uyulmazsa, görüşme icra dairesi aracılığıyla sağlanabilir.
- Israrlı ve sistemli engelleme, velayetin değiştirilmesi talebine dayanak olabilir.
- Belirleyici ölçüt, çocuğun her iki ebeveynle bağ kurmasındaki üstün yararıdır.
Kısacası çocukla görüşmeyi engellemek yalnızca bir icra sorunu değildir; ısrarlı engelleme, velayeti dahi kaybettirebilecek ağır bir sonuç doğurabilir.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Açıklanan kanun hükümleri ve Yargıtay’ın yerleşik uygulaması zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.