Zina (eşin sadakat yükümlülüğüne aykırı cinsel ilişkisi), Türk hukukunda özel ve mutlak bir boşanma sebebidir. Ancak bu sebebe dayanmak için kanunun aradığı süre ve koşullara dikkat etmek gerekir; aksi hâlde hak kaybı yaşanabilir.
Kanun ne diyor?
Zina, Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde düzenlenmiştir. Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Madde, bu hak için bir süre de öngörür: dava açma hakkı bulunan eş, zinayı öğrendiği tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminden itibaren beş yıl geçmekle düşer. Ayrıca affeden eşin dava hakkı bulunmaz.
Uygulamada durum nedir?
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında zina, mutlak bir boşanma sebebidir; yani ispatlandığında ayrıca “evlilik birliğinin çekilmez hâle geldiğinin” ispatı aranmaz. Ancak ispat hassas bir konudur ve deliller hukuka uygun biçimde elde edilmiş olmalıdır. Zina ispatlanamasa bile, olaylar çoğu zaman “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” (TMK 166) sebebine dayanak oluşturabilir.
Pratikte ne anlama geliyor?
- Zinayı öğrendikten sonra altı ay içinde harekete geçmek gerekir; bekleme hak kaybına yol açar.
- Affetmek (örneğin olayı bilerek evliliği sürdürme iradesi) dava hakkını ortadan kaldırır.
- Deliller hukuka aykırı yolla (örneğin başkasının telefonuna izinsiz erişerek) elde edilmemelidir.
Kısacası zina güçlü bir boşanma sebebidir; ancak süresinde ileri sürülmeli ve hukuka uygun delillerle ispatlanmalıdır. Çoğu dosyada genel sebebe dayanmak da bir seçenektir.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Açıklanan kanun hükümleri ve Yargıtay’ın yerleşik uygulaması zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.