İşçilik alacakları sonsuza kadar talep edilemez; her alacağın bir zamanaşımı süresi vardır. Bu sürelerin doğru bilinmesi, hak kaybını önlemenin ilk adımıdır.
Tazminatlarda 5 Yıl Kuralı
25.10.2017’de yürürlüğe giren 7036 sayılı Kanunla İş Kanunu’na eklenen Ek Madde 3 uyarınca; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ve eşit davranma (ayrımcılık) tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.
Önceki Dönem: 10 Yıl
Bu düzenlemeden önce söz konusu tazminatlar, Türk Borçlar Kanunu’ndaki genel hükme göre on yıllık zamanaşımına tabiydi. Geçiş kuralı gereği, iş sözleşmesi 25.10.2017’den önce sona erenler için eski (10 yıllık) süre uygulanmaya devam eder.
Ücret ve Diğer Alacaklar
Ücret alacakları İş Kanunu m. 32 uyarınca zaten beş yıllık zamanaşımına tabidir. Fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil ücretleri gibi alacaklarda da süre beş yıldır.
Süre Ne Zaman Başlar?
Kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinde zamanaşımı, kural olarak iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte işlemeye başlar. Bu nedenle fesih tarihinin doğru tespiti, hesap açısından kritiktir.
İş Kazası ve Meslek Hastalığı
İş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi-manevi tazminat davalarında zamanaşımı kural olarak on yıldır ve zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten başlar. Ceza zamanaşımı daha uzunsa, tazminat davasında o süre uygulanabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Arabuluculuk zamanaşımını etkiler mi? Arabuluculuk başvurusu zamanaşımını keser; bu, işçi açısından önemli bir korumadır.
5 yıl geçince hakkım tamamen biter mi? Zamanaşımı, karşı taraf ileri sürerse alacağı dava edilemez hâle getirir; bu nedenle süre kaçırılmamalıdır.
Hangi tarih esas alınır? Çoğu alacakta iş sözleşmesinin sona erdiği (fesih) tarihi esastır.
Zamanaşımı hesabı, alacağın türüne ve fesih tarihine göre değişir. Sürenin kaçırılmaması için en kısa sürede profesyonel hukuki destek alınması önemlidir.


