Danıştay 10. Dairesi, kamu alacaklarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda vekâlet ücretinin nasıl hesaplanacağına ilişkin emsal niteliğinde bir karar verdi. Daire, bu tür davalarda vekâlet ücretinin nispi değil, maktu (sabit) tutar üzerinden belirlenmesi gerektiğine hükmederek yerel mahkeme kararını kanun yararına bozdu.
Karara konu olay
Uyuşmazlık, bir hükümlü hakkında yemek bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takipten doğdu. Danıştay Başsavcılığı, kararı kanun yararına temyiz ederek; genel bütçe kapsamındaki idareler, il özel idareleri, belediyeler ve köylere ait alacaklar ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’dan doğan davalarda maktu ücret belirlenmesi gerektiğini ileri sürdü.
Maktu ücret esası
Daire, temyiz talebini yerinde bularak; 6183 sayılı Kanun kapsamında açılan davalarda karar tarihinde yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ndeki maktu tutara hükmedilmesi gerektiğini vurguladı. Buna göre dava konusu miktar ne olursa olsun maktu ücret esas alınacak; dava bedeli maktu ücretin altında kalsa dahi tarifedeki sabit tutara hükmedilecek.
Neden önemli?
Karar, vatandaşların kamu kurumlarına karşı açtığı düşük bedelli davalarda dahi yargılama giderlerinin öngörülebilir kalması bakımından önem taşıyor. 2026 yılı için idare ve vergi mahkemelerinde duruşmasız görülen davalarda maktu vekâlet ücreti uygulanmaktadır.
