Güncel Yargı Kararı
Geçerli Sebep ile Haklı Sebep Feshi Arasındaki Fark (m. 18 ve m. 25)
İş hukukunda en çok karıştırılan kavramlardan ikisi “geçerli sebep” ve “haklı sebep”tir. İkisi de fesih sebebidir; ancak ağırlıkları ve doğurdukları sonuçlar birbirinden çok farklıdır.
Kanun ne diyor?
İş Kanunu m. 18, iş güvencesi kapsamındaki belirsiz süreli sözleşmelerde işverenin, işçinin yetersizliği veya davranışları ya da işletmenin/işin gereklerinden kaynaklanan “geçerli bir sebebe” dayanarak fesih yapabileceğini düzenler. Bu, daha düşük yoğunluktaki bir sebeptir; fesih bildirim sürelerine (ihbar öneli) uyularak yapılır ve kıdem-ihbar tazminatı kural olarak ödenir. Buna karşılık m. 25’teki “haklı sebep”, ağır hâlleri kapsar ve işverene bildirimsiz (derhal) fesih imkânı verir; özellikle m. 25/II’de kıdem tazminatı ödenmez.
Uygulamada durum
Fark, doğrudan işçinin eline geçecek haklara yansır: geçerli sebepte ihbar öneli/tazminatı ve kıdem tazminatı söz konusuyken, haklı sebep (m. 25/II) hâlinde bunlar gündeme gelmez. Her iki hâlde de iş güvencesi kapsamındaki işçi feshin geçerli/haklı olup olmadığını dava konusu yapabilir; ispat yükü işverendedir.
İşletme, işyeri veya işin gereklerinden kaynaklanan (ekonomik/teknolojik) fesihler de geçerli sebep kapsamındadır ve bu hâlde de işe iade denetimi yapılır. İki kavram arasındaki bir diğer fark süredir: haklı sebeple derhal fesih, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı iş günlük hak düşürücü süreye tabidir; geçerli sebeple fesih ise bildirim süreleriyle (ihbar öneli) yürütülür.
Pratik sonuç
Bir feshin hangi kategoriye girdiğini doğru belirlemek, alınacak tazminatı ve izlenecek yolu belirler. “Tazminatsız çıkarıldım” diyen bir işçinin, feshin gerçekten m. 25/II kapsamına girip girmediğini bir avukatla değerlendirmesi büyük önem taşır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.