Konkordato Dava Türleri

İzne Tabi İşlemler (İİK m. 297)

Mühlet, borçluya “işine devam et” der ama bir cümle ekler: “şirketin iskeletine dokunma.” İskelete dokunan işlemler için tek bir anahtar vardır: mahkeme izni.

Bu dava türü nedir?

İİK m. 297; mühlet boyunca borçlunun yapamayacağı ve ancak mahkeme izniyle yapabileceği işlemleri düzenler. Borçlu, mahkemenin izni olmadıkça mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz; taşınmazlarını ve işletmenin faaliyeti için önem taşıyan taşınırlarını devredemez, üzerlerinde kısıtlayıcı haklar kuramaz ve karşılıksız (ivazsız) tasarruflarda bulunamaz. Mahkeme bu işlemlere ancak komiserin görüşünü alarak izin verebilir. Yaptırım iki katmanlıdır ve serttir: izinsiz yapılan işlem hükümsüzdür; üstelik bu aykırılık, kesin mühletin kaldırılması ve iflasa tabi borçlularda doğrudan iflas sebebi olabilir (İİK m. 292 bağlantısı).

Bu uyuşmazlık nasıl doğar?

İşin tehlikeli yanı şudur: bu ihlaller çoğu zaman kötü niyetten değil, bilgisizlikten doğar. Nakit sıkışan borçlu, kullanmadığı bir aracı satar; banka “krediyi yenileyelim ama ek ipotek isteriz” der, borçlu imzalar; grup şirketinin kredisine alışkanlıkla kefil olunur. Her biri olağan bir ticari refleks — ve her biri, mühletteki bir şirket için potansiyel bir yıkım. Karşı cephede ise alacaklılar bu işlemleri mercek altında tutar: izinsiz bir devir yakalandığında, hem hükümsüzlük hem mühletin kaldırılması gündeme getirilir.

Örnek (temsilî): Mühletteki bir lojistik firması, mahkemeden izin almadan filodaki üç çekiciyi satsın. Çekiciler “işletmenin faaliyeti için önemli taşınır” niteliğindeyse satış hükümsüzdür; dahası bu işlem, alacaklıların elinde mühletin kaldırılması için güçlü bir koz olur.

Süreç adım adım nasıl işler?

  1. Süzgeç: Planlanan her önemli işlem, önce “izne tabi mi?” sorusundan geçirilir.
  2. Gerekçe dosyası: İşlemin şirkete ve alacaklılara faydası, rakamlarla ortaya konur.
  3. Komiser görüşü: Talep, komiserin değerlendirmesiyle birlikte mahkemeye taşınır.
  4. Mahkeme izni: İzin verilirse işlem güvenle yapılır; verilmezse alternatif aranır.
  5. Aykırılık hâlinde: İzinsiz işlem tespit edilirse hükümsüzlük ileri sürülür; mühletin kaldırılması riski yönetilir.

Yaklaşımımız ve çözümümüz

Borçlu müvekkillerimizde mühletin ilk günü bir ön-onay protokolü kurarız: satış, rehin, kefalet, devir — hangi başlıkta olursa olsun, imzadan önce dosya bize gelir. İzne tabi işlemlerde aceleci davranmayız ama hantal da olmayız: işlemin şirketi yaşatacağını gösteren gerekçeli, komiser görüşüyle desteklenmiş bir taleple mahkemeye gideriz; çünkü iyi hazırlanmış bir izin talebi, çoğu zaman makul sürede sonuç alır. Alacaklı vekilliğinde ise m. 297 bizim radarımızdır: tapu, sicil ve trafik kayıtları üzerinden mühlet dönemi işlemleri taranır; izinsiz bir tasarruf yakalandığında hükümsüzlük ve gerekiyorsa mühletin kaldırılması, belgeleriyle birlikte mahkemenin önüne konur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve uygulama zaman içinde değişebileceğinden, somut bir durumda karar vermeden önce güncel düzenlemelerin ve dosya ayrıntılarının birlikte değerlendirilmesi önerilir.

← Tüm dava türleri