Konkordato Dava Türleri
Konkordatonun Kısmen Feshi
Tasdik edilen konkordato bir söz verme törenidir: borçlu, yeni takvime uyacağına söz verir. Sözün tek bir alacaklıya karşı tutulmaması bile, o alacaklıya planı kendi adına yırtma hakkı verir.
Bu dava türü nedir?
Kısmen fesih; borçlunun konkordato şartlarını belirli bir alacaklıya karşı yerine getirmemesi hâlinde, o alacaklının kendi alacağı yönünden konkordatonun feshini isteyebilmesidir (İİK m. 308/e). Talep, konkordatoyu tasdik eden mahkemeye yapılır. Kararın etkisi cerrahi biçimde dardır: fesih yalnızca o alacaklı bakımından hüküm doğurur; alacaklı planın bağından kurtulur ve alacağının tamamı için borçluyu serbestçe takip edebilir hâle gelir. Konkordato, diğer tüm alacaklılar yönünden aynen ayakta kalır.
Bu uyuşmazlık nasıl doğar?
Senaryo neredeyse hep aynıdır: tasdikten sonraki ilk taksitler düzenli öder, derken nakit sıkışır; borçlu “büyük alacaklıyı küstürmeyeyim” diye ödemeleri ona yöneltir, küçük bir alacaklının taksiti sessizce atlanır. Atlanan alacaklı önce bekler, sonra ihtar çeker, en sonunda fesih yoluna gider. Bazen de sorun tutar değil şekildir: ödeme yapılmıştır ama plandakinden eksik ya da geç — bu da şartların ihlalidir.
Örnek (temsilî): Projeye göre her ayın beşinde taksit alması gereken bir yedek parça tedarikçisi, üst üste iki taksitini alamasın. Yazılı uyarısına da yanıt gelmesin. Bu tedarikçi, tasdik mahkemesinden konkordatonun kendi yönünden feshini isteyip, alacağının tamamı için icra takibine geçebilir.
Süreç adım adım nasıl işler?
- Temerrüt: Plandaki bir yükümlülük, o alacaklıya karşı yerine getirilmez.
- Belgeleme: Ödeme takvimi, banka kayıtları ve ihtar yazışmaları toplanır.
- Talep: Alacaklı, tasdik kararını veren mahkemeden kısmen fesih ister.
- İnceleme ve karar: Mahkeme ihlali tespit ederse, konkordatoyu o alacaklı yönünden fesheder.
- Sonuç: Alacaklı, alacağının tamamı için bireysel takip ve dava haklarına kavuşur.
Yaklaşımımız ve çözümümüz
Alacaklı vekilliğinde parolamız hız ve kayıttır: tasdik kararındaki takvimi dosyaya işler, her taksiti vade gününde kontrol ederiz; ilk aksamada belgeli ihtar, makul süre içinde yanıt yoksa fesih talebi gelir — çünkü beklemek, borçlunun kasasındaki son nakdin başka alacaklılara akmasını izlemek demektir. Borçlu tarafında ise feshi bir son değil, önlenebilir bir kaza olarak görürüz: ödeme planını nakit akışıyla aylık eşleştirir, sıkışıklık ufukta göründüğünde alacaklıyla aksama yaşanmadan önce yazılı mutabakat ararız. Tek bir kısmen fesih çoğu zaman zincirin ilk halkasıdır; onu engellemek, arkadan gelecek takip dalgasını da engellemektir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve uygulama zaman içinde değişebileceğinden, somut bir durumda karar vermeden önce güncel düzenlemelerin ve dosya ayrıntılarının birlikte değerlendirilmesi önerilir.