Konkordato Dava Türleri

Mühletin Kaldırılması ve Doğrudan İflas

Konkordato bir güven sözleşmesidir: mahkeme işletmeye süre tanır, işletme de kurallara uyar. Bu güven bozulursa kalkan düşer — hem de bir daha kalkmamak üzere.

Bu dava türü nedir?

Kesin mühletin kaldırılması; konkordatonun başarıya ulaşamayacağının ya da borçlunun bu korumayı hak etmediğinin anlaşılması hâlinde, mahkemenin mühleti sona erdirmesidir (İİK m. 292). İflasa tabi borçlular için sonuç çok ağırdır: mahkeme mühleti kaldırırken, şartları varsa borçlunun resen iflasına da karar verir. Yani bu dava, çoğu zaman “konkordatodan iflasa giden kapı”dır.

Kanunun saydığı tipik sebepler şunlardır: borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılmasının zorunlu hâle gelmesi, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması, borçlunun mahkeme iznine tabi işlemleri izinsiz yapması (İİK m. 297’ye aykırılık) veya komiserin talimatlarına uymaması, mali durumun düzelmesi ihtimalinin ortadan kalkması.

Bu uyuşmazlık nasıl doğar?

Uygulamada kıvılcım genellikle iki yerden çıkar. Ya komiserin raporundan: “borçlu kayıtları paylaşmıyor, kasa hareketleri şüpheli, proje fiilen ölmüş durumda.” Ya da bir alacaklının başvurusundan: “borçlu mühlet sırasında deposundaki makineleri sattı, mal kaçırıyor.”

Örnek (temsilî): Bir gıda toptancısı, mühlet devam ederken mahkemeden izin almadan en değerli deposunu kardeşinin şirketine devretsin. Bu tek işlem; hem hükümsüzdür hem de mühletin kaldırılması ve iflas için yeterli bir sebep oluşturabilir.

Süreç adım adım nasıl işler?

  1. Tetikleyici: Komiser raporu ya da alacaklının başvurusu mahkemeye ulaşır.
  2. İnceleme: Mahkeme iddiaları, kayıtları ve komiser görüşünü değerlendirir.
  3. Savunma: Borçlu dinlenir; işletmenin gidişatını gösteren veriler sunulur.
  4. Karar: Şartlar oluşmuşsa kesin mühlet kaldırılır; iflasa tabi borçlu hakkında resen iflasa hükmedilebilir.
  5. Sonuç: Koruma kalkar; duran takipler canlanır ya da iflas tasfiyesi başlar.

Yaklaşımımız ve çözümümüz

Bu davada en iyi savunmanın hiç dava edilmemek olduğunu biliriz. Borçlu müvekkillerimizde daha mühletin ilk gününden “izne tabi işlem süzgeci” kurarız: rehin, kefalet, taşınmaz ya da önemli makine-ekipman devri gibi her işlem, önce bizden ve komiserden geçer; gerekiyorsa mahkeme izni alınır. Buna rağmen bir kaldırma talebiyle karşılaşılırsa, savunmayı duyguyla değil veriyle kurarız: üretim rakamları, tahsilat grafikleri, alacaklılarla varılan ara mutabakatlar. Alacaklı tarafında çalıştığımızda ise tam tersini yaparız: mal kaçırma ve oyalama emarelerini belgeleyip, sürecin kötüye kullanılmasına karşı mühletin kaldırılmasını talep ederiz.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve uygulama zaman içinde değişebileceğinden, somut bir durumda karar vermeden önce güncel düzenlemelerin ve dosya ayrıntılarının birlikte değerlendirilmesi önerilir.

← Tüm dava türleri