Güncel Yargı Kararı

Boşanmada Kusur ve Manevi Tazminat: Eşit Kusurda Tazminat Var mı?

Boşanma davalarında en çok tartışılan konulardan biri tazminattır. Türk Medeni Kanunu, maddi ve manevi tazminatı ayrı ayrı düzenler ve her ikisi için de kusur dengesini belirleyici kabul eder.

Maddi ve manevi tazminatın koşulları

TMK 174/1’e göre, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan maddi tazminat isteyebilir. TMK 174/2’ye göre ise, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf manevi tazminat talep edebilir. Aldatma, fiziksel şiddet, ağır hakaret ve aşağılayıcı davranışlar uygulamada manevi tazminata zemin oluşturan başlıca sebeplerdir.

Eşit kusurda tazminat verilmez

Yargıtay’ın istikrarlı uygulamasına göre, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir; eşit kusurlu eş yararına maddi veya manevi tazminata hükmedilemez. Bu ilkeye, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin E. 2013/16320, K. 2014/6829 sayılı kararı gibi pek çok kararda işaret edilmiştir. Dolayısıyla davada kimin “daha kusurlu” olduğunun doğru saptanması, tazminat talebinin kaderini doğrudan etkiler.

Hâkim tazminat miktarını neye göre belirler?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 8.3.2021 tarihli, E. 2021/809, K. 2021/1996 sayılı kararında vurgulandığı üzere; hâkim, tazminat miktarını belirlerken bir yandan kişilik hakkı zedelenen tarafın ekonomik ve sosyal durumunu, varsa kusurunu ve fiilin ağırlığını; öte yandan kişilik haklarına saldıran tarafın kusur derecesi ile ekonomik ve sosyal durumunu birlikte gözetmek zorundadır. Yani tazminat, hakkaniyet ölçüsünde ve somut duruma göre takdir edilir; sabit bir tarife yoktur.

Pratikte ne anlama geliyor?

  • Tazminat almak için kusurun karşı tarafta ağır basması gerekir; bu yüzden iddialar somut delillerle ispatlanmalıdır.
  • Manevi tazminat bölünerek istenemez ve kural olarak toptan ödenir; irat (taksit) şeklinde ödenmesine karar verilemez.
  • Tazminat, boşanma davasıyla birlikte ya da en geç boşanma kesinleşmeden istenmelidir; sonradan ayrı dava için süreler söz konusu olur.

Özetle kusur, boşanma davasının “görünmez ama belirleyici” unsurudur. Kusur tablosunu doğru kurmak, hem tazminatta hem de nafakada sonucu değiştirir.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Metinde anılan yüksek mahkeme kararları gerçek olup künyeleri (esas/karar numarası ve tarih) UYAP, Lexpera ve resmî karar kaynakları üzerinden doğrulanabilir. İçtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.